Tüm hayaller, bir gün kırılmak için kuruluyor ise; ne farkı kalıyor hayal kurmanın çocuklar gibi minderlerden kuleler yapmaktan?
Hayaller, elbet bir gün kırılmak için kurulması düpedüz aptallıktır ve uçurum derecesinde bir hatadır. O denli bir hatadır ki; bu hatanın tekrarı çok pahalıya mâl olacaktır bireye. Bireysel hedef varsayımı olan bireylerin hedeflerinden söz ediyoruz burada. Uçuk masallardan değil. Eğer uçuk bir masala inanacak aptal ise, o aptal birey hiç bir uçuk masalın gerçek olmadığını, kendi uçuk masalı gerçek olmadığını öğreninceye kadar anlayamaz. Hatasını daha kavramadan önce; kendi söylediği yalana kendisi inanmaya başlar bir müddet içinde. Hayatı yalandan itibaren uyduruk bir düzen alır ve bu hayattan birey büyük bir zevk, beklenti alamaz. Tabiri caiz ise "ne köy olur ne kasaba". Hayaller, bireyin gelişimi ve hedefine varımı için inanılmaz güdü, moral sağlayan kavramlardır. Bir birey daha çocukken kurmay subay olmayı düşünüyorsa, bu o bireyin karakterinin büyük bir kısmını yansıtır. Bu karakterinin savaşçı, disiplinli ve matematiğe yatkın olduğunu gösterir. Bireyin karakterinin törpülerini analiz etmek hayallerini anlayabilmek ile çok mümkündür. Boş, hayalleri olmayan insanlar da sosyal varoluş gereği toplumumuzda hayli safhada var olmakta.
**devam edecek**
**devam edecek**